Çok ihtiyacım var, öyle böyle değil,
Serumlar ucunda bir can pazarı.
Önünde diz çöktüm, gel de bana eğil,
Kaderin elinde ölüm yazarı.
Q
Yaşayan bir ölü, farkım kalmadı,
Güneş doğsa bile gönlüm dolmadı.
Vazgeçmişken hayat, kapım çalmadı,
Nefes oldun ama kestin rüzgarı.
Q
Bir çift göze yenik düştü bu yürek,
İlk kez yaşadığımı bildim diyerek.
Can verdiğin dalı kopardın tek tek,
Çiğnediler her gün o gül baharı.
Q
Dizlerimde derman, gözlerimde fer,
Tükendi bitti o eski cevher.
Serum şişesinde damlayan keder,
Sana olan borcum, canla ödenir.
Q
Gidişinle söküp attığın o can,
Şimdi bin parçaya bölündü inan.
Üstünde tepinip geçtiğin o an,
Çiçeğin boynu bükük, yere yaslanır.
Q
Gidip de bulamamak var ya hani,
Sarsar bu dünyayı, yıkar bu teni.
Dönüp de görememek bitirir beni,
Aşkınla yanan yürek, narda uslanır.
Q
Zaman denen cellat, her an vuruyor,
Saatler geçmiyor, dünya duruyor.
Gözlerim yollarda, hep seni soruyor,
Hasretin içimde her gün katlanır.
Q
Viran oldu gönlüm, sarayı yıkık,
Yutkunamam artık, boğazım tıkık.
Feleğin elinde boynumuz bükük,
Gözyaşım sel olur, yanağa iner.
Q
Dön diyemedim ya, dilsizdi bu dil,
Sustu feryatlarım, gel de yaşımı sil.
Geç kalma sevdiğim, vaktin sonu bil,
Yoksa bu dünyada ışığım söner.
Q
Elveda demeden gel tut elimi,
Soldurma kalbimde açan gülümü.
Garip Murat bekler, özler ölümü,
Belki vuslat günü acılar diner.
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 16:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!