Öykü
O da bir insandı, çok zorluklardan geçerek bastı onuna, onbeşine, yirmisine, otuzuna, otuzbeşine, kırkına, kırkbeşine, ellisine … Koşar adım giderken sürekli yeni dünyalar peşinde. Kendi yazmak istediği acıyla gerçeğin, en çok kesiştiği, ama hiç bir zaman teğet gitmediği duygular eşliğinde! Öyle yaşamaya çalıştı belirsizce … Gözden uzak, habersiz, haber almadan, haber vermeden! Gürültü patırtı etmeden! Hır gür çıkarmadan, gıcık olmadan, baş gedikli gibi sürekli zırlamadan, hırlamadan.
Geleceklerinin belirsizliği insanlara geçmişlerini anımstarak nostaljik anılara yöneltir istemeden. Oysa geçmiş bugünden daha iyi değildir kesinlikle … Sadece nostaljik imgelerin, imitasyonların hayallerini gerçek sandığı için o da geçmişi herkes gibi kahramanlaştırmaya özen gösterirdi.
Ne kadar sonsuz olsak veya kendimizi bu hislerle yoğurmuş olsak bile kendi içimizde sürekli bir darlık, tedirginlik, beklentilerin hayal kırıklığına uğratacağı endişesiyle kemirir durur içimizi. O da bugün, bu hislerle yaşadı günü. Pazar tüm sıcak samimiyetiyle ve güneşin gücüyle günü ısıtmasına rağmen kendimi çaresiz bir yanlızlığın kollarında hissederek, çokca da okuyarak geçirdi. Birisine yardım isteğini ise sessizce ve diplomatik bir kibarlıkla geri çevirerek ve sitem ederek: „Neden bunca yıldır aramadında şimdi bir kocaman ev ödevine yardım etmemi istyorsun“ diyerek sitemini de açıkça dile getirmekten çekinmedi. Bu onun en çok zoruna giden bir tavırdı. Sadece ihtiyaç duyulduğunda aranmış olmanın vermiş olduğu samimiyetsizlikten ve de vereceği ödevin neden son güne bırakılmasına da daha öğrencilik yıllarından beri sürekli muhalif tavırlar alarak sınıfta da sevilmeyen çirkin zayıf ve kendine has hep ikinci vitesle giden bir öğrencidi. İyi mi yaptı, kötü mü yaptı, bunu kendisi de bilmiyordu; ama kendi içinde bunun için bir eziklik veya sözvermişlik hissi uyanmadığı için en azında bu konuda çaresiz olmadığımın güveniyle huzur bularak yaslandı koltuğuna.
yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana
suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,
bir yanımızı defneler sarsın...
demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları
zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta