farzet ki gülüm,
aysız gecelere küskünsün
gönlün düşmemiş yabancı iklimlere,
suskun ve öfkeli bir kasırgadır gülümseyen,
dudaklarına yakıştırdığın hüzün.
sabret her şafak yazgın,
suçlu ve deli karıncalar gibi hüküm sürsün,
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




martımın kanadı kırık isimsiz bu sonbaharda,
yapraklar düşer,kuşlar ölür ben vurulurum.
ne yazgım ağlatır annemi,ne de yüzüm güldürür çocukları,
oysa babam hüznü kanatır 'sevgili oğlum 'diyen mektubunda
her satırında gurbeti okşarım,tırnaklarım uzar
yapraklar düşer,kuşlar ölür ben vurulurum.
Okunulası şiirlerin kalemine tebrikler.
Şiirdi okuduğum....
Saygımla
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta