Yüreğime serinlik düşüren, tarifsiz toprak kokan ellerinde
Geceye-gündüze ve rüzgâra aldırmadan
Dağ-bayır demeden
Yaban otlara, çakıllara
Her türden zorluğa rağmen
Yılmadan
Engelleri aşan
O çağıl, çağıl çağlayan
Berrak akan alın terinle
Şu âleme
Hasretle
Umutla
Çiçekler büyüten
Çocuklar yetiştiren
Bir avucunda yaz'ı müjdeleyen sevinç
Diğerinde umut coşan
Özgürlük için çırpınan
Duygulara
Yürek, yürek anlam katan
Sevgi paylaşmayı bilen
Güneş gibi aydınlık, güneş gibi çok güzel bir yüreğin var
O
Neşe saçan
Güldüğün zaman
İnsana tatlı bir sarhoşluk veren
Her bir gülüşün
Birer bahar olan
Sende
Biliyorsun
Çok zemheriler yaşadın
Iğdır Ovası'ndaki bereket, bendeki seven yürek şahittir buna
Yüreğime serinlik düşüren, rüzgârlara zülfünü, perçemini savuran
Ben, dış güzelliğini değil iç güzelliğini
Bittmeyen bir masal gibi olan
Hayran olduğum
Dalıp giden bakışlarını
Ilık-ılık akan
Her yudum
Nefesini
Sırtına eyer vurmadan
Yelesine sarılıp
Ata
Binişini
Umut taşyan
Yüreğini
Toprağa çapa vuran
Sevda karmaşığı, o narin nasırlı ellerini sevdim
Her an içinde fırtınalar kopan, acılar demlenen
Felekten çok darbe yiyen
Her gün koyun, inek sağan
Ve
Ben
Kalak örüşünü
Kazma
Kürek tutuşunu
Tırpan-orak salayışını çok gördüm
Kollarını sıvayıp
Teknede hamur yoğuruşuna
Tandır önünde diz çöküp
Ekmek pişirişine
Höllüğe kum eleyişine
Bebeğine nini söyleyişine hep ağladım
Ey yeleği kanaviçeli
Tülbenti oyalı
Yüreği yaralı
Her zaman zarefetli, şefkatli
Gözleri nemden buğulu, bu düzenin dertlisi
Seni, çok sevdim, görestiğim memleketim Kağızman kadar
Mehmet Çobanoğlu
10.06.2023
İstanbul
Kayıt Tarihi : 10.6.2023 17:11:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!