Çocuktum, habersiz
Yaşananlar benden uzak
Yaşadıklarım ben
Kimsesizliğimi bilemeden
Çok kalabalıktı hayat
Gülümsemeler sevinç
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Çocukluk saflıktır, büyüdükçe anlamı da büyür...Kutlarım, gerilere götüren şiirdi...Tebriklerimle, sevgiler...
Ah çocuk kala bilseydik..BU güzel şiir hoş,anlamlı ve duygulu demler yaşatti..degerli gönül daşimi kutluyorum...
Selam ve saygılarımla.
Duygulanarak okuduğum başarılı çalışmanızı canıgönülden alkışlıyorum sevgili üstadım..
Tam puanımla.. + Ant..
Saygı ve Selamlarımla..
Büyüdükçe çıkar çatışmaları kişiliğimizde kirlenmeler meydana getiriyor bizi gerçeğin adamı olmaktan uzaklaştırıyor
Her ahkak kirliliğinde çocukluğumu özlemişimdir
Bu güzel şiir için sağol değerli şairim
Yüreğinize kaleminize sağlık, kutlarım.
şiirin özü okuyucusunu etkiliyor
sade dürüst yazılımlı vede
öz verili güçlü anlatımıyla
harika bir paylaşım olmuş kutlarım
sanki şiirin devamı var gibi güzel ve etkileyici bir eser kaleminiz daim olsun
Duygusuyla, anlatımıyla, güzel bir şiir okudum değerli kaleminizden. Sizi yürekten kutluyorum.10 + ANT. Saygı ve sevgi ile kalın.
Hikmet YURDAER
Kısa bir şiirde
Çok şey anlatılmış,
kutluyorum
Nesrin hanım,
tebrik ve selamlar...
Bugün seni bir başka özledim dedim ya,
Aklıma çocukluğum geldi birden,
Hani, saçlarımı tarardın aynanın karşısında,
Ben “acıdı dur çektirme” dedikçe,
Başka işlerim var derdin hep,……
Onca işinin arasında bir de ben vardım,
Aslında sen saçlarımı tararken, ben oyun arardım.
Yeni yeni yürümeye başladığım zamanlarda,
Bir gece balkonda otururken,
Ay dedeyi öğretmiştin…… hatırlar mısın?
“Ay dedesi, gün ebesi,
Al yavrumu, meleklerin efendisi” diyerek uyuturdun dizinde,
Aslında ben uyumazdım,
Uyur numarası yapardım kendimce,
Başım dizinde, gözlerim kapalıyken,
Pamuk ellerin dolaşırdı saçlarımda,
Ve ben o pamuk ellerinin altında,
Mutlaka dalardım uykuya,
Çocukluğumdan bir kesit ile kutlarım sizi Nesrin Hanım. Yüreğinize sağlık.
Bu şiir ile ilgili 75 tane yorum bulunmakta