Bir “çerçi” gelirdi köyüme benim
Aynayı, tarağı ilk ondan aldım.
Süslü vitrinler ne, bu ışıltı ne?
Baktım, baktım da dertlere daldım…
Açılır “camekân”, camekân ki cana can
İğne-iplik, şeker, sakız; mızıka naylondan
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



