Emziği kaka deyip attığım
güne dönseydim,
başımda kelebek uykuları,
saçlarımda kırmızı güllerin
utangaç kokusu.
Gönlüm,
pembe bir sabah gibi
henüz kirlenmemiş.
Ne sıkıntı tanırdım
ne zamanın aceleciliğini.
Oyuncaklarım olurdu dünyam,
acıkınca süt,
yorulunca anne sesi.
Etrafım çember çember sevgi,
kardeş gülüşleri,
“Ne istersin?” diye eğilen
merhametli yüzler.
Almak çağındayım henüz;
vermek nedir bilmem.
Avuçlarımda sadece
şirinlik,
kalbimde koşulsuz sadakat.
Oyuncaklar sırdaşım,
canım sıkılınca susarlar.
Halıda yürür arabalarım,
düdükleri küçük bir bayram.
“Binmek ister misin?” derim,
yıldızlara kadar taşırım.
Bir cebimde güneş,
ötekinde ay;
çıkarız maveraya,
ötesinin de ötesine.
Bu oyunun freni yok,
hayalim durmaz, yorulmaz.
Canım ne zaman süt isterse
dünya yavaşlar…
ve ben,
annenin kucağında
inerim
son durakta.
Kayıt Tarihi : 11.1.2026 15:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Torunumla oynadım bir taraftan da yazd




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!