Çocukluğumun arnavut kaldırımlı taşlarına düşüyor yağmur damlaları...
İçimi bir sevinç kaplıyor sebepsiz...
İncir ağacına çıktığım, çeşmesine koşup ağzımı dayadığım, çayırında papatyalardan başıma taç yaptığım
ve dutlarını yemeye doyamadığım bir çocukluk var aklımda...
Deli dolu...
Kötü anları sildim aklımdan çoktan.
Şimdi hafızamı dolduran minik bir odanın camından göz kırpan,
Meydan mI verirdim bu ayrılığa?
Bilseydim bu kadar zor olduğunu.
Bilseydim dünyanın böyle karanlık,
Bilseydim bu kadar dar olduğunu.
Dilimden sıçrayan bir kıvılcımın
Devamını Oku
Bilseydim bu kadar zor olduğunu.
Bilseydim dünyanın böyle karanlık,
Bilseydim bu kadar dar olduğunu.
Dilimden sıçrayan bir kıvılcımın




O çocuk ölmeye direndiği için bu yazılar.
çok güzel yazıyorsun ama bence biraz daha imgelerden faydalanmalısın, yani okuyucuyu sıkmamak adına biraz daha vurucu yazsan daha güzel olacak
mesela:
çocukluğumun arnavut kaldırımları
şimdi asfalt dökülmüş üstüne
arnavurt kaldırımına fıransız kalınmış,
üzerinde yürüdüğüm minik ayakkabılarım
şimdi bir çocuk mezarı
bir masumiyet müzesi....
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta