Ne ceketimiz, paltomuz vardı,
ne de ayağımızda ayakkabı ya da bot.
O kış rüzgarında camımız titrer, ıslık çalardı kapımız.
Susun derdi babam,
radyoda "Akşam Haberleri" dediğinde.
O zamanlar orta dalga Çukurova radyosunda pazar gecesi radyo tiyatrosu, sabah okula veya işe giderken de sabah proğramıydı hayallerimiz.
Teneke sobamız yanardı,
Seni ele sevirem ki...
Diyirsen ki, niye?
Ne bilim işte ele!
Seni görende bir hoş olir, ölür ölür ölirem...
Ahşam olir davar, nahır, mal gelir.
Komlar, ahırlar dolir
Devamını Oku
Diyirsen ki, niye?
Ne bilim işte ele!
Seni görende bir hoş olir, ölür ölür ölirem...
Ahşam olir davar, nahır, mal gelir.
Komlar, ahırlar dolir




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta