Çocuklar dut koparmak için yarışırlar,
Kan rengini alır, bembeyaz çamaşırlar.
Dut yemiş bülbül misali şaşırıp kalırlar.
Bırakın; Koşsun,oynasın,yesin çocuklar.
Eskisi gibi bülbül konmasa da dalına,
Üzülme çocuklar gelir senin yanına.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Çocuklar dut koparmak için yarışırlar,
Kan rengini alır, bembeyaz çamaşırlar.
Dut yemiş bülbül misali şaşırıp kalırlar.
Bırakın; Koşsun,oynasın,yesin çocuklar. --Hocam çocukları bizleden iyi bilirsiniz sizin mesleğiniz kutluyorum
Mahallede oturanların, çocukların baş tacı.
Bırakın; Çocuklar oynasın, gitsin içindeki sancı…
Dut ağacına yakılan bir ağıt gibi... Eskiden dut ağaçları çok büyük olurdu...Şimdi bahçeler yok veya çok küçük; hele kuşların hiçbiri yok; sadece serçe ve Arap bülbülü, incir kuşları hiç yok; incir kalmadı ki!
Şiiriniz, çok güzel... 10 puan +ant. Hoşça kalın...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta