Çocukca hayallerim vardı benim,turkuaz rengi gözyaşlarımla akıttığım içime.
Bir uçurtmanın omzunda,dünyanızı alıp götürmek içimdeki o adı konmamış,tazecik duygulara
Ellerim gibi tenim gibi...
Yaşımca değil,tüm koca adamların yaşı kadar sevgi yaşamak,küçük,telli arabamla ve beyaz noktalı,kahverengi bağcıklı ayakkabılarımla...
Korkunun en dayanılmaz anında,hayatla ölüm arasındaki o derin ve farklı yansımayı görüp,hayrete düşüp kaçarken kapaklanıp yere ve kanarkan ellerim,büyüyor gibiydim sanki ...
Büyüdükçe rengi solan düşlerimdi.
Eskiyordu gökkuşağım.
Herşey fazlasıyla ''yapay''kalıyordu bu dededen kalma eski toprak salonda...
Bir karakalem elimde,bir havası kaçmış topum,dünya yuvarlaklığında,he bir de en çok ''Hasan'' amca anlıyordu beni,yaralarıma bakıp ne yaramazlık yaptıysam bir bir söylüyordu...
Kafamı okşuyordu o kocaman,nasır tutmuş gül kokulu elleriyle...
Büyüyordum !!!
Şehirlere sığmayan hayallerim , bir incir çekirdeğine bile fazla geliyordu nedense...
Evet.
Büyüdüm ve küçüldü hayallerim.
Kapandı yaralarım bir bir ... Ve bir bir tanıdım günah kadar kirli ''İnsancıkları''
Kayıt Tarihi : 24.9.2019 08:46:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!