Uzayan yollardı, yüreklerimizdeki ayrılıkların ağrısı...
Gecenin ayazında rüzgârın tınısı yar olurdu bazen, ömrümüzdeki yoksulluğa...
Kalbim zindan karası kahır yüklü!
Duymak öldürürdü akşam bültenlerinin kanayan sesini.
Sayılamamış kurşunlarla, sayılan ölümler listesi, boğuk boğuk tünerdi gecenin ortasına!
Yürekleri kuşatan kırağılarıyla, sus pus olmuş ülkem!
Duygusuz teslimiyetleriyle, donuk bakışlarıyla seyirde!
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta