Uzayan yollardı, yüreklerimizdeki ayrılıkların ağrısı...
Gecenin ayazında rüzgârın tınısı yar olurdu bazen, ömrümüzdeki yoksulluğa...
Kalbim zindan karası kahır yüklü!
Duymak öldürürdü akşam bültenlerinin kanayan sesini.
Sayılamamış kurşunlarla, sayılan ölümler listesi, boğuk boğuk tünerdi gecenin ortasına!
Yürekleri kuşatan kırağılarıyla, sus pus olmuş ülkem!
Duygusuz teslimiyetleriyle, donuk bakışlarıyla seyirde!
Ey sevgili!
Yürek yangınına çarem tükenmiş...
Yürek, teni buğday karası çocuklara yanmakta...!
Bilirmisin?
Korkarım ben büyümekten..
Korkarım!
Kurşunlanmış gecelerin bitiminde ki
Şebnem açan yüzlerin tedirgin sabahlarını,
Unutmaktan korkarım.
Bundandır çocuk kalma telaşında yüreğim;
Büyürsem belki çocukların acısını duyamam!
Belki de esmer gülüşlere bile bakamam diye korkarım!
Vicdansızlık vicdanı peşkeş çeker diye,
Faili meçhuller listesinde güneşi yazacaklar diye korkarım!
Varsın dağınık kalsın saçlarım, papuçlarımsa kirli...
Varsın küçük bir kız konsun kirli suratıyla her güne yada geceye!
Çocuk kalma telaşında ki yüreğim çocuk kalsın,
Güneşin esmer gülüşlü çocuklarıyla....
......
Kayıt Tarihi : 23.11.2019 01:12:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!