Gecenin koynundan fırlayıp çıksın diye beklenir şafaklar,
Bir kızıl ata binip gelir, sağrısında sancılı düş kırıkları,
Yarınların ümitleri ipotekli, sabahın ışıkları gibi karanlığa,
Red türkülerinin olmazlar ezgisidir iki çocuğun ıslıkları.
Aklın köşelerinde tükenmez çareler üreten çile yumakları,
İki ters bir yüz, ilmekler atan sevdalı iki yaşam cambazı,
Yağmurlar içinden ıslandım geldim
Bir kuru değneye yaslandım geldim
Sıcacık çorbana muhtacım inan
Ölümlerden geçtim uslandım geldim
Üşüdü ellerim üşüdü kalbim
Devamını Oku
Bir kuru değneye yaslandım geldim
Sıcacık çorbana muhtacım inan
Ölümlerden geçtim uslandım geldim
Üşüdü ellerim üşüdü kalbim



