Gecenin koynundan fırlayıp çıksın diye beklenir şafaklar,
Bir kızıl ata binip gelir, sağrısında sancılı düş kırıkları,
Yarınların ümitleri ipotekli, sabahın ışıkları gibi karanlığa,
Red türkülerinin olmazlar ezgisidir iki çocuğun ıslıkları.
Aklın köşelerinde tükenmez çareler üreten çile yumakları,
İki ters bir yüz, ilmekler atan sevdalı iki yaşam cambazı,
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.



