Aklım erdiğinde kendimi ulu ardıçların olduğu bir ormanın içinde buldum. Düzlükte büyük dedeme ait tarlada yaz kış bacası tüten tek odalı bir dağ evi, etrafında koyunlarımız ve keçilerimiz için yazlık avlular ve kış içinde ağıllarımız vardı. Rahmetli dedem davarı uzaklarda güder bende rahmetli ninemle kalırdım. Kışlamızın biraz ilerisinde sadece bahar aylarında suyu olan küçük bir gölcük vardı. Hayvanları ordan sular kendimizede bir kilometre uzaklıkta ki tepenin ardındaki kaynaktan suyu taşırdık. Ben Ninemin eline ayağına fazla dolaşıyordum sanırım bana "git hadi mantar topla" derdi. O gün bu gün mantar aramak toplamak bende bir tutku haline geldi ve bu alanda iyice uzmanlaştım. Ben artık kuzu ve oğlak çobanı olmuştum. Onlarla arkadaş gibiydim. Her birine isim takar ıtır kokulu otları ve keklikleri ikram ederdim.
Öbek olup ardıçların gölgelerinde Annelerini bekleşirlerdi. Ardıçların gölgeleri yazın koyu ve serin kışın kuytu olur. yağmurdada şemsiye gibi korurdu belli bir zamana kadar. Canları sıkılıncada halay çeker gibi oynaşırlardı. Bazen köye yaķın yamaçlarda onları güderken köyden çocukların seslerini duyardım, belli ki oyun oynarlardı. Hep merak ederdim güneş batarken köyümüzün içi nasıl oluyor diye. Karanlık iyice çökünce çalılar dallar yürüyormuş gibi gelirdi bana sanki arkamdan biri tutacakmış gibi korku olurdu hep içimde. Bende korkmuyormuş gibi ıslık çalar, bağırır çağırır kuzuların arasına sokulurdum. Zira; kuzuları melâike olarak öğretmişlerdi bana. Kuzuların ve oğlakların Anneleriyle buluşmaşı ise tarif edilemez bir duygu coşku ve en güzel türķüydü.
Güttüğüm kuzular ve oğlaklar büyüdüğünde satılır ve ben onların ardından ağlardım. Ama yeni yeni kuzularım oğlaklarım olurdu...
★Dağların yamaçlarında eğleşip meleşirlerdi
Itır kokulu otları taze çimleri kekikleri yerlerdi
Sağa sola ileri geri hoplayıp halay çekerlerdi
Siyah beyaz sarı alaca bilseniz ne şekerlerdi.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Duygu yüklü şiirinizi
beğeni ile okudum
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta