Soluksuz gecenin karanlığına dokunuyorum avuçlarımla. Gökkubbenin altında bir gezgin gibi geziniyorum sokaklarda. Her tarafta bir bina, her binada binlerce can, can çekişiyor duvarlar arasında. Ruhlar uçuşuyor arşa, binlerce feryat yankılanıyor duvarlarda. Bir çocuk, elinde bir balon, dalgın gözlerle bakıyor gelecek zamanın anılarına. Arada bir ağlıyor, her damlası bir şimşek gibi çakıyor yeryüzünün yaşlanmış kırışıklıklarına. Mutlu olduğu bir anıya denk gelmiş olmalıki, samanyolu kadar güzel bir gamze belirdi yanaklarında. Kahkahası rüzgarın nidasına kapılıp fısıldıyor kulaklarıma. Gözlerini yumdu, yaşlı bir adam gibi tevazu içinde kayboldu sisler arasında. İnsan ya, kaybolmaya mahkumdur doğduğu dünyanın sınırlı zamanında.
Beyaz, ipek gibi yağdı kar
Bir kız kardan hafif adımlarıyla yürüyüp geçti hayal içinde
Arkadaşlarımı düşündüm, sevgili şeyleri
Sanki her şey bizimle var ve bizimle olacak
Şarkılar çaldı odalarda
Bütün insanları sevmek gerektiğini düşündüm
Devamını Oku
Bir kız kardan hafif adımlarıyla yürüyüp geçti hayal içinde
Arkadaşlarımı düşündüm, sevgili şeyleri
Sanki her şey bizimle var ve bizimle olacak
Şarkılar çaldı odalarda
Bütün insanları sevmek gerektiğini düşündüm




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta