Soluksuz gecenin karanlığına dokunuyorum avuçlarımla. Gökkubbenin altında bir gezgin gibi geziniyorum sokaklarda. Her tarafta bir bina, her binada binlerce can, can çekişiyor duvarlar arasında. Ruhlar uçuşuyor arşa, binlerce feryat yankılanıyor duvarlarda. Bir çocuk, elinde bir balon, dalgın gözlerle bakıyor gelecek zamanın anılarına. Arada bir ağlıyor, her damlası bir şimşek gibi çakıyor yeryüzünün yaşlanmış kırışıklıklarına. Mutlu olduğu bir anıya denk gelmiş olmalıki, samanyolu kadar güzel bir gamze belirdi yanaklarında. Kahkahası rüzgarın nidasına kapılıp fısıldıyor kulaklarıma. Gözlerini yumdu, yaşlı bir adam gibi tevazu içinde kayboldu sisler arasında. İnsan ya, kaybolmaya mahkumdur doğduğu dünyanın sınırlı zamanında.
Dedi: düş içime sır olsun müsveddeler.
Uçsun bir dem! uçsun buzdan kalbimde.
Hangi yitik güzden kalmış bu yaprak
Bu bahnamede şal.. inmez üstümüzden
Devamını Oku
Uçsun bir dem! uçsun buzdan kalbimde.
Hangi yitik güzden kalmış bu yaprak
Bu bahnamede şal.. inmez üstümüzden




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta