Pir ahmed’im, can ahmed’ imi anlattı,
Dostu anlattı, dostunu anlattı.
Yıkıldı duvarlar ve arasındaki harfler, cümleler.
Oysa evren tuğlasına, harçtı onlar.
Surum gitti, kalem gitti, yargıcı öldürdü taşlar.
İnce , ince sızdı içeriye bir güneş.
Zaten kardeşleri, hep göz kırpardı bana,
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta