Çocuk yaşta beni dağa attılar
Kepenek altında sabah eyledim
Önüme bir sürü davar kattılar
Toz toprak içinde iflah eyledim.
Kuru somun peynir soğandı aşım
Ot saman olurdu hep üstüm başım
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




'Dünyadan habersiz gözden ıraktım
Çoban olmak için belki çıraktım
Ben sevdamı dağda,kırda bıraktım
Divane gönlümü ıslah eyledim. '
Güzel bir anlatım ve haz duyularak okunabilen harika bir şiir. Kaleminiz daim olsun.
Çobandır deyip geçmemeli.. 'İnsandır' o da.. Hem de en hasından, en duygulusundan...
Dağlar onundur.. Sürü sürü koyun, kuzu onun... Çiçekler, böcekler onun... Arada bir çeşme başında, dere kıyısında, ağıl kapısında rastladığı 'Ayşe, Fatma, Ceylan da' onun..
İşte şiir 'O Çobanı' anlatıyor... Ne güzel bir şiir...
Kutlarım Enver Bey, Kardeşim...
çok güzel bir şiirdi
duygu anlatımı, şiirin akışı harikaydı
ve okuyucusunu yormayan oldukca etkileyici bir paylaşımdı
yüreğinize sağlık
başarılarızın devamını dilerim
sevgi ve huzurla kalın efendim...
Yaşananları yaşatabilmek büyük sanattır..... Buram buram çınar ladin koktu odam ....Teşekkür ederim dost yürek saygı ile.
Dünyadan habersiz gözden ıraktım
Çoban olmak için belki çıraktım
Ben sevdamı dağda,kırda bıraktım
Divane gönlümü ıslah eyledim.
İslah edilecek o kadar çok şey var ki...gönül belki de son sıralarda yer alır.....
dağ, orman, köy, köylü ve saf yürek kokulu şiirinizi tebrik ediyorum efendim...tam puan + ant...
sayın Bilgiç, bu ne güzel şiir böyle .. öyle keyf aldım kii bir ara o dağların kokusunu hissettim.. yüreğinize sağlık..
Her şiir sever bir selam bırakmalı buraya ki duygular yürek yürek,insan insan çoğalsın ve büyüsün...Enver Bey,yürekten teşekkürler ediyorum,saygılarımla,selam olsun size şair...
Hocam malümunuz olduğu üzre çobanlık için peygamberler mesleği denilir. Günümüzde önemini yitirmiş olabilir ama normalde hepimiz birer çoban değilmiyiz?Değişik mazi dolu güzel bir şiir kutluyorum. Tam puanımla listemde. Selam ve sevgiler.
güzel bir çalışma sade duru ve anlamlı işte bu yan cafcaflı sözler olmadan da güzel şiir yazılabiliyor elinize sağlık
mükemmel kutlarım muhabbetle kaleminiz daim olsun saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 89 tane yorum bulunmakta