Biz o gece Meriç'te bir avuç serdengeçtiydik,
Ölümle ezelde yemin etmiş, o kutlu ahdi seçmiştik.
Karşımızda Vukaşin, Uglješa; kibirle dolu her biri,
Sanırlardı ki bu topraklar, onların şarap sofrası yeri.
Zırhımız yoktu, göğsümüzde imandan bir kale vardı,
Dilimizde tekbir, kalbimizde vatan aşkıyla bir yara vardı.
Lala Şahin fısıldadı: "Aldanmayın fani sayıya,
Zafer, Hakka sığınan, Arş’a uzanan duaya."
Ve o an gök sustu, yer dinledi, bir an durdu zaman,
Üç koldan kükredik, "Allah!" dedik, koptu o büyük tufan.
O gece kılıçlar değil, kaderler çarpıştı o arbedede,
Meriç'in sularına gömülen kibirdi boğulan her bedende.
O mağrur kralların tacı da başı da düştü toprağa,
Kader, zaferi yazmıştı o gece sancaktaki al bayrağa.
Tan ağardığında bizler fısıltıyla şükrettik duayla,
Meriç o sabah kan değil, bir milletin kaderiydi aktığı yazgıyla.
O kanla açıldı Rumeli, Makedonya kapıları bize,
Ey nesil! Bu zafer, ahdimizin mührüdür, en kutsal emanettir size.
Kayıt Tarihi : 14.6.2025 00:20:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!