Yürüyorum çok eski bir yolda yürüyorum bir gece.
Biliyorum o yolu sanki benimmiş gibi ama artık benim değilmiş gibi.
Arıyorum arasında bir şeylerin her yer pislik, çamur.
Yürüyorum içinde, içimde.
Yürüyorum korka korka, eskiden oturduğum taşlar geliyor, oturuyor göğsüme.
Sanki her girinti, evimmiş gibi her girinti.
Kurumuş muşmula ağaçları.
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta