Dağlı/ca’da ciğerimiz yanıyor,
Ahmaklar vahşeti zafer sanıyor.
Bilmezler mi etle tırnak gibiyiz!
Kökü sağlam çınarın sahibiyiz.
Kurşunlarla yüreğimiz kanıyor,
Salyalı diş bileyenler duysun ki;
Millet çirkef oyunları tanıyor,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Gerçekten teröre , terörle beslenenlere, teröristlere özenenlere onları destekleyenlere lanet olsun... Gün geçmiyor ki bir şehit haberi daha vermeyelim, içimiz bir kez daha yanmasın... Ama Hain olandan ihanetten gayrı davranışta beklenemez zaten... Allahın izniyle Türkiye, türkü ile kürdü ile çerkezi muhaciri kısaca cümlesi ile baki kalacaktır... Duyarlı yüreğinizi tebrik ediyorum... Kaleminiz durmasın yürek sesiniz susmasın...
Kalleş itler kalleşçe bilin adam vurulmaz
Sizin gibi soysuzun soyu belliki sorulmaz
Bulanık sularınız oyunlarınız hiç tutmaz
Kalleşler sizin leşinize kimseler ağlamaz
Yaptığınız kalleşlik asla yanınıza kalmaz
İki üç çapulcuya bu Vatan asla bırakılmaz.....Reyhan Altaş
Duyarlı güzel Yüreğinize sağlık beğenerek okudum kaleminizden gerçek duygularınız mısralara yansımış kaleminiz daim olsun Saygı ve sevgilerimle...
duyarlılığınız için tşk dost... yüreğine sağlık
Üçüncü kez yorum yazıyorum ama buraya düşmedi nedense.
Bu güzel ve anlamlı şiire yazdığım yorumu görmek istiyorum elbette.
Yüreğinizin derinliklerinden bize ulaşan ulvi duyguların bize etkisi oldukça yüksek. Severek ve büyük bir beğeniyle okudum. Tam puan+ Ant., diyorum.
Selam, sevgi ve saygılar güzel dost.
Nafi ÇELİK
Duygu derinliğinizdeki gerçeklerin dışa vurumu oldukça sağlam ve ilkeli.
Severek ve size katılarak okudum.
Yürekten tebrik ediyorum.
Tam Puan + Ant.
Sevgiyle, esinlerle ve esen kalınız.
Nafi ÇELİK
MUHİTTİN BEY,
MERHABALAR KARDEŞİM...
Galiba bizler çok iyi niyetliyiz.
Adamlar Türk deyince, baş düşman, başı ezilesi düşmen gibi görüyorlar bizleri...
Biz onlara PKK'lilere ve yandaşlarına 'KARDEŞ, ET - TIRNAK' demiyorum.
Dersem eğer, dilim kurusun...
Etlerim lime lime dökülsün.
Allah beni kahretsin.
Öldürenin kardeşliği mi olur?
Ben sadece bizim gibi düşmanca düşünmeyen, kalbiyle, ruhuyla düşünen, kader birliği yapmış, bu vatanı ve bayrağı kabullenerek yaşamış Kürt kardeşlerimi onlardan, HAİNLERDEN, HUNHARLARDAN (KAN DÖKÜCÜLERDEN), ZALİMLERDEN tenzih ediyorum.
KENDİNİ, AYNI ÇINARIN KÖKLERİNDEN SÜREN DALLAR GİBİ HİSSEDENLERE SEVGİ VE SAYGIYLA...
Bu şiirini de onlara ithaf olarak anlıyor ve algılıyorum.
Yüreğine sağlık.
'GERÇEK DOSTLAR BİRLİĞİ'
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta