Afacan mı afacan bir çocuğu imiş mahallenin, ele avuca sığmaz, hiç oturmaz, gittiği yerde hiç durmazmış cip Mehmet.
Cip de neci demeyin sakın, cip dediğim o dönemin en hızlı aracıymış. Mehmet’le alâkasını sorarsanız, Mehmet’in de cip gibi hızlı olmasıymış.
Ağaç başlarında yatar, her gün gözü, kafası sargılı gelir ama o hiç ağlamazmış. Bakmayın böyle göründüğüne cip Mehmet’in altın gibi bir kalbi varmış.
Berber yanına çırak vermişler onu ama cip Mehmet bu, orda durur mu?
Berber Fahri----Hadi cip biraz otur, demekten, gün boyu yorulurmuş. Ama cip durur mu? Bir orada bir burada gezip dururmuş.
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta