Afacan mı afacan bir çocuğu imiş mahallenin, ele avuca sığmaz, hiç oturmaz, gittiği yerde hiç durmazmış cip Mehmet.
Cip de neci demeyin sakın, cip dediğim o dönemin en hızlı aracıymış. Mehmet’le alâkasını sorarsanız, Mehmet’in de cip gibi hızlı olmasıymış.
Ağaç başlarında yatar, her gün gözü, kafası sargılı gelir ama o hiç ağlamazmış. Bakmayın böyle göründüğüne cip Mehmet’in altın gibi bir kalbi varmış.
Berber yanına çırak vermişler onu ama cip Mehmet bu, orda durur mu?
Berber Fahri----Hadi cip biraz otur, demekten, gün boyu yorulurmuş. Ama cip durur mu? Bir orada bir burada gezip dururmuş.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta