Yıllarca hasret, yıllara hasret.
Diktiğim fidanlar koru olmuş,
Meyveleri dalda, bahçe olmuş.
Güzel köyüm bana özlem olmuş.
Kalesi var, surlarla çevrilmiş.
Surların içine okul dikilmiş.
Suları var, şerbet gibi içilmiş.
Yiğitleri Alperen gibi dizilmiş.
Akar suları derelerden, çaylara,
Çayların kenarına zakkum dizilmiş
Kestaneler de getirir yayla suları.
Anılarımı da aldı götürdü sel suları.
Baharda dağları gargan kokar.
Hayıtları var, arılar bal yapar.
Lale sümbül bahçelerden sarkar.
Sanki yönü Ergenekon’a bakar.
Düğünlerde meşhurdur keşkeği.
Sarmalar da sarar kınalı elleri.
Pek güzel olur kıvrım böreği.
Misafiri çok sever güzel yüreği.
Yalnız başladığım yollara baktım.
Bir tabuyu yıkıp temeller attım.
Ülkü denen tohumları etrafa saçtım.
Bozkurt yuvasına döndün Cincin’im.
Kayıt Tarihi : 24.12.2007 01:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Komşular da bilirlerdi. İstanbul'da Dursun Hocaların evinde bir kazan keşkek var.Bayram namazından sonra doğru bize toplanırdık.
Ama;
Bu bayramda ne yazık ki o etli keşkekten yiyemedik.
Bir dahaki bayrama inşallah.
Selamlarımla Ahmet kardeşim.
TÜM YORUMLAR (1)