Sana eğil diyemem ey yaşlı çınar,
Dinle de duy garibin bu feryadını
Dik duruşunda tecrübeler var
Gövdene kazındım silme adımı
Kim bilir ömrünce ne aşklar gördün
Gölgende kimlerin aşkı dillendi
Dalında cefayı, sevgiyi ördün
Yeşilinde ne baharlar şenlendi
Sevdanın dilinden sevenler anlar
Şiirlere yazarım aşkın adını
Dilimde şarkılar, yüzümde yıllar
Unutmadım yıllandıkça tadını
Bir bahar akşamı rastlanan aşka
Aşkın en yakıcı sözü söylenir
Onunla renklerin hazzı bir başka
Güller susar, yanık bülbül dillenir
Heybetli ağacın serin gölgesi
Yaprağın, rüzgârın o hazin sesi
Hele bir de yanında sevginin hası
Yıllara meydan da okunur çınar
Şarkılarda meylenir sevgiler çınar.
Kayıt Tarihi : 2.8.2007 11:02:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Gölgende kimlerin aşkı dillendi
Dalında cefayı, sevgiyi ördün
Yeşilinde ne baharlar şenlendi
*************************************
Çınar ağacı bir başkadır bende sanki yaşamın bir diğer adı.
Ağaç üretmek zor yok etmek ise çok kolay. Ormanlarımızı koruyamazsak çölleşmeye mahkumuz. (Yeri gelmişken bahsetmeden geçemedim)
Tebrikler.
Seçim öncesi -kendi adıma söylüyorum- o, insanı insan olduğundan utandıran şekilde, nice bizi biz eden değerlerimize, an'anelerimize, daha kötüsü her insanın tabusu olan inanç ve kıymet hükümlerine, dininin, inancının sembollerine pervasızca, saygısızca, cüretle saldırganlık barbarlığının hakim olduğu, daha çok, büyük-merkezî siyaset cambazlık sahnelerinin kurulduğu metropol manevî işgencelerinden kaçarak Anadolumun içlerine kadar kendi kader ve değerleriyle başbaşa o sakin, saygılı, dolu dolu sükûtuyla herşeyi ifade sadedinde insanın ye'sini, kederini yok eden, ümit veren güzel, vakarlı insanlarının arasında eridim, bir müddet kendimi yitirdim, aradığım her şeyi, hatta kendimi dahi yine onlarda buldum.
Nihayet millet, hakkın ve hakikatın yanında olduğu kararını seçim sandıklarında vesikalanan iradesiyle verip, haksız ve baskıcıların karşısına dikilen *millet iradesi*yle suların durulduğu haleti, itminanı *Hikmet-i Hüda* huzur hissiyatıyla sardı insanın içini, sanki her şey yerli yerine oturdu...
Böylece, döndük -şükür- bir müddet yitirdiğimiz iç huzurumuzla iç alemimizin başına...
Anadolu'da adım adım huzur yudumlarken, bir ara -acaba Fetih Yıldönümü münasebetiyle mi idi ne-âdeta Koca Hünkâr Fatih Sultan Mehmet Han Hz.lerine şikâyetnâme vari bir şeyler yazdıydım hatırat kabilinden Site'deki şiirhaneme... O hatıratımda; uğradığım yerlerden bahsederken, Afyonkarahisar'a dair beni saran ve sarsan intiba ve hisiyatımı da dile getirmiştim... Afyonkarahisar kalesinin ihtişamıyla, bu kale kadar dik hatta yalçın ve yüzüne hicap güzelliğiyle akseden vakarının heykelleştiği karakteriyle ruhumda iz bırakan, bana, başında karakter ve şahsiyetinin bütünleştiği muntazam ve mevzun baş örtüsünün hesabını sorma sadedinde terbiyevî bir hassasiyette dile getircdiği serzenişin tesiriyle, Afyonkarahisardan tedâiyle Siteye giriş yaparken ilk aklıma siz geldiniz. Bu vesileyle girdiğim şiir sayfanızdan, yüksek his ve ruh dolu bu güzel eserinizle karşılaşıp, bir yerde de temas ettiğim gibi bu sanat-şiir atmosferinden ayrılınca adeta insanın içini kaplayan pastan nasibini alan bu gönlümü temizlemeye, arındırmaya vesile hoş, güzel, mânâlı duyguların şevk ve zevkiyle ayrılma mutluluğu katmış oldunuz...
Çınarın gölgesinde vücûdunu dinlendiren, içini dindiren bir insanın beden huzuru gibi, mânâda da ruhumun aynı mahiyette sükûnet bulmasına vesile derinliklerine inen his ve ahenk kattınız âdeta gönlümü ihya mesâbesinde efendim...
Size, * Yağmur Hanım* mahlasınızın mânâ tedâisinde sağnak-sağnak duygu yüklü eseriniz için tebriklerimle şükrân, selâm ve saygılar, Saygıdeğer Çiğdem Altınöz Hanımefendi.
O kaleminiz ve gönlünüzle bin yaşayın, Allah(CC)'a emanet olun...
TÜM YORUMLAR (16)