V.
Köstebek köstekli saatini kürkünün içlerinden bir yerden çıkardı, saat dört onsekizi gösteriyordu.
-Sabaha biraz daha var dedi kendince.
Çadırın kapısındaki fermuarı çözerek dışarı çıkmak istedi. Yerin diplerindeki bu yerde,derin birkaç nefeste havayı içine çekti. Çevresindeki yıkık dökük parça yapılara gözü takıldı. Acaba bunlar nasıl yapılmıştı; bu taştan yapıların bu şekle gelmesi için ne kadar süre geçmiş olabilirdi ki? Kim yapmıştı bunları? Ne amaçla? ...
Gene sisliydi ortalık, ve hiç de bitmeyecek olabilirdi.
Büyük kapı az daha uzakta haşmetiyle orda hareketsizce duruyordu. Neyi bekliyordu? Issızlıktan çekinerek gene içeri girdi ve kendini uyumaya zorladı Kumral Köstebek. Arkadaşları mışıl mışıl uyuyorlardı, görünüşe göre uyanmaya da pek niyetleri yoktu. Fermuarı çekerek, çadırı aynen üstünden kapadı; yetinmedi, bir de bezin önüne tencereler ve cezveyi yığdı.
*
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta