masamızda isli kandil ve unutulmuş sözler bırakarak
fırtına dolu yastıklara koyduk başımızı
yarım ay iki yıldız ve bir deniz gibi yattık
ölümlülerin kemik parmaklıklarında kabaran geceye
kulaklarımız hala çınlar
hangi kıyıda taş sektirse bir çocuk
martıya benzeyen oluk oluk sesinden tanırız
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta
Devamını Oku
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta