Çünkü yaşamak gibi bir şeydi yaptığı
Anasız bir tay gibi coşkun ve hüzünlü
Akşamın dinginliğini otluyordu o zaman
Her sabah denize çıkar, bir elma yerdi
Hüznünü ve çılgınlığını elmanın
Gözünü yumsan ağzında duyarsın
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Yüreğinize sağlık hocam.
Çünkü yaşamak gibi bir şeydi yaptığı..
başka bir sitede
şairin kendi sesinden
sunumunu
dinledim demin bu şiirin
müthişti
Evet kirli çamaşırkarla sabunlar ayrı demtlerde demiş şair. Halbuki bu gün için bu çok çok iyimser bence kirli çamaşırlarla sabunlar ayrı semt değil ayrı ülkelerde tebrikler
yazik.. hasta bir insanin.. sizofren cigliklari..
rant kapisina donusturulup..
gelir elde edilmek isteniyor..
hastanin tedavisi gecikiyor..
teshis erteleniyor..
yardim eli oteleniyor..
kimin umurun da..
medyanin cinsiyeti somurdugu ucuncu sayfa haberciligi gibi..
kultur yayinciligi kisvesine burunmus bir sektorun..
sanrilari sayiklamalari..
hasta beden ve kafalarin urettigi supheleri.. dis dunyaya karsi asiri kaygi korkulari..
pazarlama istemesi hos degil..
hos.. uzakdogudan getirilmis..
soyulmus insanlari..
etleri didiklenip..
bedeni kesilip teshir edilen..
dilimlenmis dogranmis cinli kadavralari teshir ettiler salonlarda
ziyaretcilerden uc kurus tokatlama ugruna
bari bunu edepten gelen bi sanat dali
edebiyat siir adi alti yapmasalar..
yazik insanin ici burkuluyor..
uc bes adet ayni frekansi yakalamis..
hasta ruhlu.. azinlik zumre icin..
sair oldugunu iddia edebilecek ayni ruh hastaligi icine dusmus birey icin..
yazilari(!) siir adi alti servis edilmese..
cik cik cik..
yazik.. yazik..
allahim acil sifa versin..
yasiyorsa uzun omur oldu ise gani rahmet..
iki yoldan biri.. ya tez zaman akil kursak ver.. ya canini al.. ates distugu yeri yakar.. yazik bakana cilesini ceken ayilesinede yazik..
allah sifa versin.. amin..
rant kapilarina merhamet insaf versin amin..
yiyin siz.. afiyet olsun.. kirk gun daban eti.. birgun av eti..
hersey nasip.. her sey kismet..
saygilar..
Çağının ne kadar ilerisinde bir şiir dili var.
'Doğudan batıya bir güz halinde / çılgın ve hüzünlü' ustayı rahmetle anıyorum...
kutlarım günün şiirini düşlerden düşlere selam eylemekte.
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta