Kırgın ve yorgundum
Bir uçurumun kenarında,
Kayıp giden çocukluğuma el sallıyordum..
Hayat ne garip saçmalıyor bazen diyordum..
Ve aniden sen çıkageldin.
Bu gece ruhum bedenime dar yine
Sessiz çığlıklarım çıldırtacak
Sağır edecek
Küçük bir kız çocuğu ağlıyor sol yanımda
Öylece yüzüme bakıyor
Hıçkırıkları feryat figan yüreğimi yakıyor…
kahretsin işte yine babalar günü gelmiş..
bu sensiz geçirdiğim kaçıncı babalar günü bilmiyorum
küçücük avuçlarımda sahipsiz kalan kaçıncı hediyem? ?
adını anımsak istemediğim bir babalar günü daha işte..
daha dün unutmaya çalışırken seni
Bir şey yanıyor tam şuramda
Sol yanımda…..
Yo bu sen olamazsın canımı böyle acıtan
Bir alev var içimde yanan
Bir çılgınlık yapmak istiyorum
Gecenin bu sarhoşluğunda
Gitmek zorundayım küçüğüm
Seni acılarına yalnızlığına
ve birde hiç dinmeyecek gözyaşlarına emanet edip gidiyorum
Yüreğine basa basa
canını yaka yaka gidiyorum
Beni En iyi sen anlarsın biliyorum..
Henüz on yaşında adam oldum ben..
Gidişin benim bitişimdi..
Gidişin bisikletime son kez binişimdi..
Tarih 17 ekim 1989
Seni son kez görüp dokunduğum
Bir hayal kurdum gözlerinde..
Mutluyduk!
aslında Birbirimizi kandırıyorduk..
ben yalnızca kendimi avutuyordum o masalda!
Geçmiş zamanda bile geçinemiyorduk!
Sen yitirilmiş sevdaların efendisi!
Gözlerinin ferinde görüyorum burukluğu
Yüzüne yalancı bir mutluluk iliştirmişsin
Yüreğinde hangi aşktan kaldığını bilemediğin bir isyan..
Ölüyorum küçüğüm..
Ah be birtanem
Bu gece göz yaşımı kanıma karıştırdın
Yine sicim gözümdeki damlalar..
yapma be akşam gözlüm
haramdın!
Bile, isteye yediğim tek haram lokmaydın belkide!
ama pasha
Sen, alnımın teriyle kazandığım tek aşktın!
beni yarı yolda koyup gittiğinde,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!