Sevda sokağında adres şaşırdık
Çıkmazlara düştü yolumuz bizim
Umudu tükettik, sabrı taşırdık
Zincire bağlandı kolumuz bizim
Bilmem nasıl düştüm, nasıl, bu derde
Volkan ne ki, asıl yangın içerde
Başım gitse minnet etmem nâmerde
Yoktur efendimiz, kulumuz bizim
Boynuma taktılar bir yağlı ipi
Temmuz sıcağında içimde tipi
Buz üstünde açan kardelen gibi
Kara kışta açar gülümüz bizim
Gönül bir çağlayan yüksek akışlı
İplik iplik, oya, dantel nakışlı
Nerde görsek yavru ceylan bakışlı
Lâl olur, tutulur dilimiz bizim
Işıklarım sönmüş karanlık, loşum
Dokunmayın bana, bu gün bir hoşum
Kendimi bileli aşktan sarhoşum
Ezelden içilmiş dolumuz bizim
Kimsede kalmazmış kimsenin ahı
Bir suçumuz varsa bize günahı
Dostlarım kesmişler selam sabahı
Sorulmaz hatrımız halımız bizim
Bal diye zehr içtik biz kaşık kaşık
Sevda bize Mecnun’lardan bulaşık
Vefasız güzele olmuşuz aşık
Teneşire gider salımız bizim
Gönül seni taş altında ezerim
Bir gün ayık beş gün sarhoş gezerim
Bakarsın sana da destan dizerim
Bilinmez sağımız, solumuz bizim
Şair: Ali UYGUN
Yorum: Ayhan UÇAR-Aysun ASAR
Kayıt: TGRT FM
Kayıt Tarihi : 29.12.2005 23:24:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Mikdat Bal
TÜM YORUMLAR (1)