Sana
Yaralarımdan kabuklar,
Yenik bir bedenden manzaralar bırakıyorum...
Yolunu sadece yüzünün bildiği,
Ve benim dokunamadığım
Senin içine gömüldüğün
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara




Bir eylül akşamı, sessizce gidiyorum.
Ve bütün sokakları “sana çıkan” bir hayattan
Sana, çıkmaz bir sokak bırakıyorum...
bu şiiri ilk okuduğumda her satırıyla,her kelimesiyle
aynısının bir ekim gecesi benim başıma geleceğini hiç tahmin etmezdim..bu kadar güzel duygulara karşı benim söyleyebildiğim tek cümle..
'şimdi sen gidiyorsun ya; herkes sana benzeyecek'
yüreğin kadar güzel olsun herşey..
...böyle bir vasiyeti bırakırken..yanındamıydı..mirasçıların...:)))
hoş şiir...
svg & syg
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta