Gökyüzü bağrışlarla delinmiş bir perde,
Çığırtkan sesler büyüyor kulak diplerimde.
Tükürülen cümleler gibi kaldırımlara,
Sesi paslı çanlar gibi düşer avlulara.
Rüzgâr bile tıkanır insanın boğazına,
Ve suskunluk gömüyor kendini mezara.
Pazara çıkan çığırtkan bir yalnızlık,
Üç kilo sessizlik, yanında bedava çığlık.
Kanayan dil serpiştirilmiş satır aralarına,
Çarpıyor her bir harfi karanlığın alnına.
Paramparça oluyor gece bağrışlarla,
Çığırtkan boğuluyor kendi yankısında.
Susturulmuş kalplerin üstünde tepinen,
Bir siren gibi kulaklarını sanki kemiren.
Küflü gölgeler dökülüyor sesinden,
İnsanlar kaçacak yer arar nefeslerinden.
Bir gök gürültüsünün taklitini yapar,
Ama yankısızdır, içi boş bir teneke kadar.
Her hece taş duvarlara çarpıp dağılır,
Ve ay ışığı bile rahatsız olur ondan saklanır.
Kayıt Tarihi : 20.2.2026 20:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiir suskunlukların içinde gereksiz bağrışların bir portresi.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!