benim tanıklığım beşi geçmezdi
uyansam göğüslerimi şişirsem hırsla,
ne farkederdi neyi değiştirirdi tüm hepsi
benim tanıklığım beşi geçmezdi
gök alçalırdı sabah kalkardı üzerimden
gülmeler, fiyonk sayınklara tutulmalar
burunlarını tıkayıp kötüyü görmemeler
hepsi hepsi neme yarardı
beşi geçmezdi
ne de olsa benim tanıklığım
ben uzaklara bakarken
ben uzaklara bakıp da
mündemiç bir yalanı aksırken
sokaklar yürüyor ayak uçlarımdan
çokmuşum gibi aza küfrediyorum
o azı, o mütemadi büyüyen azığı
hiçe sayıyorum manşetlere vurarak
parmaklarımı kırmış gibi yapıp
hasta raporlarıyla hayata dönüşüyorum
oysa geçmiyor benim tanıklığım beşi
oysa şaşı da görmüyorum ki yanıldım diyebileyim
yakınmış bir susantı gibi çölü sırtlıyorum
ama mecnun değilim
ama leyla yok
altını çizmeden geçtiğim yüzlerin pişmanıyım
boş bıraktığım soruların kahkahası.
zikrim belli ,gailem öyle meçhul.
Dünyayı bir bulantı gibi ,
onu bir öksürük gibi kusuyorum
tırnakları kırılmış ağzı salyalı bir hayvana.
Kayıt Tarihi : 13.5.2017 12:39:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!