İki zeytin tanesi gibi bakarken gözlerin
Kızıl dolunay kıskanır seni seyre daldığım için
Gecenin içinde çoğala çoğala giderken büyü
Uzanır ellerin
Usul usul dokunur bedenime.
Şarabi kokularımız siner karanlığa ilkin
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Dizelere, ipil ipil yıldız yağmuru yağar gibiydi. Emeğine, yüreğine sağlık.
'Çift noktadan' sonrası şiire ve şaire kalıyor herhalde...
'Gece düşleri' tekin değildir, gören kadar, objeyi de alır içine... Sınırları çizebilmek pek mümkün de değildir, belki gerekli de... Suç güzelse, niye gerçeğe doğru gitmesin ki?
Etkiliydi yine Necdet, şiirde kaldım epeyce... Kutluyorum dostum..
Ve o yıldızlar değil midir aşka şahitlik eden.. Düşlerin ve kim bilir kaç aşığın izi var gökyüzünde..
Şiir dokundu yüreğimin tellerine.. Çok ama çok güzeldi. Kutluyorum saygılarımla..
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta