ÇİÇEK VE ŞARKI
Hasret
hüzün
gözyaşıyla karılmış
Bu şarkı
Kim bilir
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




HAYATA DAİR GÜZEL BİR SORGULAMA.BAŞARILI ÇALIŞMANIZA TEBRİKLER..
Çoook güzeldi,kutlarım...Ant+tam puan.Saygılarımla
Bu soruyu sormakta yerden göğe haklısınız; bizler hangi masumun günahını çekiyoruz? Şimdi öyle de bir de madalyonun diğer yüzüne mi bakmamız lazım ne ?Ya da bardağın dolu tarafına bakıp sükunete erebiliriz...İnsanın bir an'ı bir an'ına uymaz. İyi ki de öyle; ya, herzaman uzun süreler girdiğimiz gam batağından çıkamasak ne olacak? Bu yüzden, Tanrı unutmak gibi bazı yerde faydalı bazı yerde vefasızlıkla adlandırılacak bir düşünce yaratmış kafamızda...Şiiriniz şiirleriniz çok çok güzel. Tebrikler, iyiki varsınız Mahmut bey, ve iyi ki yazıyorsunuz gönül dolusu selamlarla kutluyorum sizi...
Çok güzel şiiri için şair yüreği kutlarım.Saygı,sevgilerle.
başkalarının kalbinden aparılımış şarkılara eşlik etmek çok zor. mnısralar o kadar güzel akıyorki harika..
üstadım öncelikle bu güzel esere imza atıp bizlerle paylaştığın için çok teşekkür ediyorum. ancak izin verirsen, küçük bir noktayı aydınlığa kavuşturmak istiyorum. bu benim görüşüm kabul etmeyebilirsin. bildiğiniz gibi,Hıristiyanlar, henüz günah işlememiş çocukları günahlardan arındırmak için vaftiz ederler. oysa bizde böyle birşey sözkonusu değildir. Hz. Adem ve Hz. Havva' nın yaptığı günah değildir. islam literatüründe buna zelle denir. yani peygamberler günah işlemezler, ama zelle sahibidirler. Yunus peygamberin denize atlaması, peygamberimizin misafirleriyle görüşme anında Ümmü mektum geldi diye suratını asması ve bunun gibi zelleler. dolayısıyla biz kimsenin suçunun cezasını çekmiyoruz diye düşünüyorum.
selam ile....
Ya şu viran yeri
Sence neyin hikâyesi
Yücelerden yüceTanrım
Neden riyayla hicranla
Yıkımla yarattın bu aşkı bu nefsi
Neden bize kesilmiş
Adem'le Havva'nın cezası
Bu da neyin nesi
YUREGINIZE SAGLIK SAYIN NAZIK SAYGILAR 10+ANT.
Çooooookkk güzel üstadıum.Tebrikler ant.de
beğeniyle okudum şiiriniz, yüreğiniz daim olsun, sağlık ve esenlikler diliyorum
tam puan + ant.
selamlarımla
Hoştu.
Değişik tarzıyla güzeldi.
Kutlarıım.
Bu şiir ile ilgili 16 tane yorum bulunmakta