Cezaevine Mektup Şiiri - Yaşar Cerit

Yaşar Cerit
427

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Cezaevine Mektup

…Görülmüştür…
Merhaba İzmirli Murat,
Merhaba evlat…

Sen içeri girdin gireli,
Bu koca şehirde sensizlik,
Kimsenin umurunda mı sanıyorsun,
Hele de Manavgat gibi bir yerde,
Şu yaptığın densizlik,
Hiç unutulur mu zannediyorsun.
O küçücük cılız yapınla,
Ve on sekiz yaşında,
Güya hayatla dalga geçip durdun,
Her şeyi boş verip deliliğe vurdun…

Bunları neden yazıyorum,
Neden bu kadar üzülüyorum,
Sen hiç biliyor musun…
Çünkü senin içerde,
Dolu dolu acılarla geçireceğin,
Her şeyden mahrum kalarak,
Ezik büzük günlerle büyüteceğin,
O delikanlı yapını düşünüyorum.

Duyduğuma göre bu kundaklamadan,
Suç ortakların aklanmış,
Sende altı yıl hüküm almışsın…
Eğer lütfedip babanı sorarsan,
Nasıl diyeceğimi inan bilmiyorum,
Ama şunu da çok iyi bilmeni istiyorum;
Baban buralarda bir boşluğa düştü,
Sırtındaki geçim derdi yetmez gibi,
Birde senin derdinden hayata küstü…
Her gece çilingir sofralarında,
Kafayı buldukça sana kızıyor,
Doğduğun günü hatırladıkça,
Dere tepe düz gidip,
Ana avrat küfrediyor.

Ah ah defalarca demedim mi,
Bu işlerden hayır gelmez,
Son pişmanlık fayda etmez diye,
Şu dilimde tüy bitmedi mi be.
Ama sende o akıl nerde,
Olur olmaz şeyleri hep kafana taktın,
Ulan sattığım Ceyhan Sofrasını bile,
Öbürsü gün kankilerinle gidip,
Acımadan benzin döküp yaktın.

Hakim sana direk sormuş,
O dükkanı neden yaktın oğlum,
Verdiğin cevap çok hoşmuş,
Suç ortaklarının deyişine,
Bilmiyorum efendim hatırlamıyorum olmuş,
Sonra boş gözlerle bakıp,
Bir müddet tavanı seyretmişsin,
Gel bu davayı uzatma Hakim Bey,
Kes şu cezamı,
Ayakta durmaktan kurtulayım,
Çünkü çok yorgunum,
Koğuşa gidip bi güzel yatayım demişsin.

Aşk olsun be çocuk sana,
Ne yani…
Hayat bu kadar basit mi dersin.
Hani çekirge misali,
Bir sıçradın iki sıçradın,
Hayatınla hep kumar oynadın,
Artık sözün bittiği yere geldik,
Allah kolaylık versin.

Son satırlarımda demem o ki;
Soğuk taş duvarların arasında,
Geçliğinin en taze çağında,
Bir avuç gökyüzünü görerek,
Orada on sekiz yaşında yatacaksın,
İki katlı demir ranzalara,
Her gün akan günlerini kazacaksın…
Ve bir gün beklediğin an gelecek,
Kısık gözlerle ardına baktığında,
Tam yirmi dört yaşında,
Elinde bir valizle oradan çıkacaksın,
Şaşıracaksın güneşi gördüğünde şaşıracaksın,
Çünkü devletin hala,
On sekiz yaşında kaldığını,
O demir kapının önünde,
Esrarlı ve uyuşuk gözlerle,
İşte o gün koçum büyüdüğünü anlayacaksın.

Bu şiir Radyo Mavi Eylül tarafından
haftanın şiiri seçilmiştir.
09-05-2016

Yaşar Cerit
Kayıt Tarihi : 8.7.2014 00:51:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Yaşar Cerit