Dost dost..
Uzat elini tırnağını sökeyim...
Dost dost..
Aç ağzını dişlerini sökeyim..
Soyun dostum soyun,
Soyun da derini yüzeyim..
Sıcaklık bilmem kaç dereceyken
Kavrulan bir ciğere sahibim
Biraz vicdanlı biraz merhametli birazda acımasızım
Kimse ama kimse umurumda değil
Kalkanım hazır
Kılıcım keskin
Siyah gözlü,
Kalın telli ve siyah saçlı kadına sordum bugün özgürleşmenin ne demek olduğunu,
Kendi iç dünyasında hep esaret içerisindeyken cevap veremedi sorduğum bu soruya
Siyah bulutlar çekti üzerine
Siyah yağmurların esiri oldu
Gözlerini kapattı ve teslim oldu hayatın iğrençliklerine
Babalar günü bana her zaman eksikliğimi hatırlatır.
Öksüzlüğümü,
Kimsesizliğimi,
Ağlayarak geçen bayramları hatırlatır...
Boğazıma dizilen hıçkırıkları..
Çocukluğumun en derin, en hassas noktasın da bıraktığım hüzün yığınlarıyla gel bana..
Bildiğim masalları değil de, bilmediklerimi anlat mesela. Anlat ki yeniden yeşersin ruhumda taze kekikler..
Anlat ki uçurtmalar uçsun gökyüzün de..
Anlat ki inanabileyim bu dünyanın kırmızı bir balon olmadığı fikrine..
Hadi bin ve gel..
Güneş doğar,
Yeniden tomurcuklanır içimizdeki elem
İklimler belli belirsiz..
Sevdanın rengi gri bizde hep..
Yüzü sararmış solgun çocuklardık çünkü biz..
Sevmek eylemine hep bir adım geride
Denize hasret kız çocuğuyum ben
Yüreği yaralı,hırçın..
İçi kan ağlasa da gözleri hep gülen.
deli deli esi veren rüzgara rağmen ayakta durmayı becerebilen..
Denize hasret kız çocuğuyum..
Ellerinde açmayı bekleyen bir nilüfer çiçeği
Sen öyle köksüz kaldıkça,
İçimde acınası hallere bir dertler olur,
Sevinesi ruhum, manasız durur..
İblisler güler durur yüzüme,
Sen köksüz kalma
Ben bir garip dünya yolcusuyum bu alemde,
Sen gariplik nedir bilir misin?
Anlar mısın garibanın halinden..
Ruhunda var mı zerre merhamet duygusu,
Var mı iyiden küçücük bir kalıntı..
Gül diyorlar
Hadi gül diyorlar
Gözlerin pınar olduğunda,
Hıçkırıklar boğasına düğümlenip kaldığında,
Gül diyorlar
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!