ağaç değil sanki çevre bakanı
süslenip açarak iğde çiçeği
her sabah bırakmaz asla yakanı
kokular saçarak iğde çiçeği
eğerim dalını bazı yoklarım
batar o dikeni mızrak oklarım
..
Aile bir milletin
Önemli meselesi
Kuvvetli olur ise
Yok edilir çilesi
Aile çevremizi
Korusun hepimizi
Topluca çocukları
..
tarih yazmak için
çocuklar
tarihçi olmak, savaş kazanmak gerekmez
insan yüreği taşımak yeter de artar
bazen vicdan gerekir,sadece sağduyu
bazen yalnız hoşgörü, dayanışma
..
Değişmez sanmıştım Elbistan seni
Böyle kısa anda nasıl değiştin
Şehrin merkezinde yaşadım dünü
Böyle kısa anda nasıl değiştin
Santraldan almış aslan payını
Merkeze bağlamış yakın köyünü
..
Üşümenin sebep siz tenimize dokunduğu
o işitilmeyen, o sezgiden kabil, o yüce
o bütün benliği çepe çevre saran ruh’u mu!
İdrak’in en yüksek huzurundayım,
üşüyorum,
tek bir hücremin mikrop derdi yokken;
baştan aşağı, aşağıdan yukarı
..
Varide Dergidinde yayınlandı
Çirkin Bulvar
Vitrinden kaldırılan çamaşır
Dikkatleri çekmiyor bulvarda
Çamaşıra benzediğine insanın
..
İnsan kalma aşkına
Bu hayat kavgasında
Şerefiyle direnenler
Biz bu hayat kavgasında hep ileri atıldık
Korkmadık kavgadan
Namertten
..
Şükürler olsun Tanrı'm ne güzel geçti zaman
Tam kırk bir yıl öncesi bugün yapmıştık nişan...
Bu güzel yıllarımız nice yılla uzasın
Anısı ruhumuzda,tadı damakta kalsın...
Geçen bunca sürede sevgi acıyı yedi
..
İnsanı insan yaratan Tanrı'm
İnkârcılığını bile bile yarattı,
Ancak her yadsıyan uzvunun yanına
Bir de tanık kattı.
Günde en az üç öğün patlayıncaya kadar yer
Boğaz yine de yediğini inkâr eder
..
Yar dediğim yara bende.
Gelen geçti sıra bende.
Sevdiğimle ara bende.
Hasretlik hep dara bende!
Net olan tek kalan hissim,
Hasrettendir efkâr yassım.
..
(ilk-bahar,a)
gelince bahar can katıyor cana havası,suyu
coşuyor ağaçlar renk cümbüşü yer ve gök
gülüyor ademoğlu sevinçli, umutlu ve mutlu.
feleğin kollarından ediyor gününü, gül-şen!
..
Hoş geldin süt bebem,
Biliyorum hoş görmeyeceksin
Emdiğin süt, süt tadında değil
Aldığın nefes, içtiğin su,
Geldiğin dünya tadında değil
..
Arkadaşım Ömer'e...
Gurbette bir dostun,özlemiş seni,
Hiç açıp telefon sordun mu Ömer?
Memleket hasreti delirtir beni,
Ne hale düştük,gördün mü Ömer?
..
Haksız hadsiz konuşurken
Kaçıp susmak tam demurdur.
Hayır sevap iş dururken
Boş oturmak kem dumurdur.
Kalp gözünle çeksen ayar
Sen bal söyle, çevre uyar
..
Kutlu olsun bu günün, mutlu olasın canım
Sen kendine iyi bak, baldan tatlımsın canım
Kendi seçimin ile aşktan uzaklardasın
Çevre baskısı hâkim, özden uzaklardasın.
Sende kültür var ama başkasına çalışır
Gün gelir alışırsın, aşkım sana çalışır
..
olmasın elinde asla paçavra
bu dünya seninde evindir abi
evlada bırakıp temiz bir çevre
ayrıca yavrunu sevindir abi
temiz bir çevrede ışılar beniz
bol iyot tuzları temizler geniz
..
İZNİK - 2
İznik güzel şehir
Gölünde balıklar oynaşır
Göle çaylar, dereler akar
Berrak, duru, temiz su
Kıyısını süsler sazlar, berdiler, kamışlar
..
halesi ay kahve-rengi gözler,
rengini venüsten almış gümüş!
yıldızlar gıpta eder yanar-söner,
kimi kayar aşkla, kimi vals eder
yer-yüzü çiçeklerle donatılmış,
dağ-taş- renklerinde u/mutlu
coskun hayat verir aşk ile
..
(İ) LKBAHAR deyince çevreye bir sıcaklık vurur.
(L) eylekler çatıda güzel çevreyi seyre durur.
(K) ırlangıçlar yuva için çamuru alır, duvara vurur.
(B) ahar geldi, hayvanlar neslin devamı için doğurur.
(A) kan dereler sıcaklık arttıkça zamanla kurur.
(H) er yerde canlılık var; Kuzular, oğlaklar zıplar durur.
(A) ğaçlar uyandı, baksana çevre yemyeşil olur.
..
3-]İşin doğası gereği temel postülalarımız; evren ve Tanrı yaratısı diyeceğimiz ön envanterli tabudur. Burada önemli olan Yüce Tanrıyı bilmek ve Yüce Tanrı kavranışını mantıkla çıkarsamaktır. Haldeki anlama anlatım konuları bizlere ancak kendi zaman bilmelerimiz içindeki her bir kendi bilişti öznel durumlarımız oluşla; Tanrı muktedirliğini şöyle böyle anlamalarla, kendimizi bize sindirtir olacaktır.
Daha açığı bilişti zamanlar Yüce Tanrı'yı anlayamamamızın teferruatı olurken, sezmemizin de çok güçlü bir osilasyon kaynağı oluşun belirteci olacaktır. Tanrı anlayışımız, evren anlayışımızla; evrenin alt parçası olan olgu olay ve zamanın nasıl yaratılmış lığını özne bağıntısıyla az az yürümelerimizle anlayacağız. Olayların nesne bağıntısı, öznenin kendi özne bağıntısına dönüşüşle, gerçek olmayıp mantıki olacaktır.
Zamanınızın yetikliği kadar bilişti anlamalar; sizde bulunduğu kadarıyla, size göre oluruyla bizim sezgi gücümüz olacaktır. İnsanın yeryüzündeki varlığı boyunca; ama canlılığın (öznel etken oluşun) evreni anlamayı sürdürmesi sonsuza dek devam eden okumalarından hareketle de Tanrı anlayışı devamlı oluşturulacaktır. Yüce Tanrı, bitmemiş ve bitmeyecek olan bir anlamanın öznel diyalektiği olacaktır.
Evren anlaşılsa bile yüce Tanrı evrenden fazla bir anlam ve var olma etkimesidir. Nasıl bütün parçadan fazla ise bütünü oluşturan tüm parçalar mekanik oluşla değil ama bütüne dek ilişkilersen katkılardan yoksunlukla bütünün kendisi olamazlar. Evrenin tüm anlaşılması Yüce Tanrı anlaşılması olmayacaktır.
..



