Durak kalabalık, metrobüsler daha da kalabalık
Böyle zamanlarda hissederdim kendimi bir sürüde alabalık
Burada yaşlı dedeler bile düşman, hiçbiri yapmaz babalık
Kimseden görmedim Cevizlibağ Metrobüs'te gördüğüm kadar kabalık
Yorgun argın okuldan çıkmışız
Boş metrobüs hayalimiz aklımızı almış
tozlu bir şemsiye durur
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla
Devamını Oku
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla




?Sevgili Goncagül Hanım,
?Dizelerinizde sadece bir ulaşım durağını değil, İstanbul’un o kendine has, yorucu ve insanı törpüleyen "hayatta kalma mücadelesini" iliklerine kadar hissettirmişsiniz. Cevizlibağ’ı sadece bir beton yığını olmaktan çıkarıp, hepimizin gençliğinden, yorgunluğundan ve bazen de mecburiyetinden bir parça taşıyan canlı bir organizmaya dönüştürmüşsünüz.
?Şiirde kurduğunuz "alabalık" benzetmesi ve "merhametsizliği öğretir" vurgusu o kadar sahici ki; o kalabalığın içinde birbirine çarparak ilerlemeye çalışan insanların aslında nasıl da birer birer yalnızlaştığını çok zarif ama bir o kadar da sert bir dille yüzümüze vuruyorsunuz. Emekli teyzelerden okul çıkışı yorgun düşen gençlere kadar kurduğunuz o geniş yelpaze, toplumsal bir panaromayı daracık bir durak peronuna sığdırmış.
?Zaman geçiyor, bizler değişiyoruz, belki artık o duraklarda eskisi kadar beklemiyoruz ama sizin bu mısralarınızda tasvir ettiğiniz o "boş metrobüs hayali", aslında hepimizin hayatında bir yerlerde peşinden koştuğu küçük ama ulaşılması zor mutlulukların bir sembolü gibi kalacak. Kaleminize, o bitmek bilmeyen İstanbul yorgunluğunu bu denli samimiyetle kağıda döken yüreğinize sağlık
O kalabalıkta mı sıkışmıştık yoksa gençlik yıllarımızdaki o önemsiz dertler mi sıkıştırmıştı ruhumuzu? Kim bilir... Bir küçük tebessüme sebep olabilmişim, ne güzel. O yılları hatırlamak size de iyi gelmedi mi aslında sevgili dostum? Farklı yönlere gideceğimizi bile bile aynı durağa yürümek.. Durağa vardığımızda sizinle vedalaşıp boş metrobüsü bekleyeceğimizi bilerek kendi yolumuza yönelmemiz.. Hepsini çok özledim.
Sevgiler
Bu şiiri okurken üniversite yıllarımız omzuma çarpar gibi oldu. O kalabalıkta sıkışıp kalmış hâlimiz, boş metrobüs hayali kurarken geçen saatler, yorgunlukla karışan sabırsızlık… Hepsi satır satır geri geldi. Cevizlibağ yalnızca bir durak değilmiş meğer; sabrı, çaresizliği, hatta merhametsizliği öğrendiğimiz bir yer olmuş. Okurken gülümsedim ama içim de biraz burkuldu; çünkü o kalabalıkta bekleyen herkes biraz bizdik. Zaman geçti, yollar değişti belki ama bu şiir, o yılları bütün yorgunluğuyla yeniden hatırlattı. Sevgiler.
O kalabalıkta mı sıkışmıştık yoksa gençlik yıllarımızdaki o önemsiz dertler mi sıkıştırmıştı ruhumuzu? Kim bilir... Bir küçük tebessüme sebep olabilmişim, ne güzel. O yılları hatırlamak size de iyi gelmedi mi aslında sevgili dostum? Farklı yönlere gideceğimizi bile bile aynı durağa yürümek.. Durağa vardığımızda sizinle vedalaşıp boş metrobüsü bekleyeceğimizi bilerek kendi yolumuza yönelmemiz.. Hepsini çok özledim.
Sevgiler
Ne güzel demişsiniz..
O durağı hatırladıkça içimizde bir yer hep genç kalıyor..
Keşke o yaşların kıymetini bilseydik. O yaşlarda metrobüs duraklarında geçirdiğimiz onca vaktin değerini bilseydik, yine bekler miydik boş metrobüsleri? Kendi adıma söyleyeyim, ben beklerdim. O yarım saatlik zaman zarfında sizinle derin sohbetler edişimizi, birbirimize şiirler okuyuşumuzu asla unutamam ve onları hiçbir şeye değişmem.
Elbet bir gün bir kez daha sizinle o durakta buluşacağız. Belki o gün tekrar eski günlerdeki gibi derin bir sohbet saracak bizi. Arkamızdan bağıran insanları duymayacağız. Elbet bir gün sevgili dostum...
Esenlikler
Sevgili Üstadım,
Gençlik yıllarımızdaki Cevizlibağ Metrobüs durağını öyle bir anlatmışsın ki, seninle birlikte o kalabalık durakta yeniden metrobüs gelsin diye bekliyoruz şu anda. Ahhh zalim zaman, ne çabuk geçiyorsun… Hepimiz büyüyoruz, yaşlanıyoruz; anılarımız değişiyor, yüzlerimiz değişiyor ama Cevizlibağ Metrobüsü asla değişmiyor. Hep aynı kalabalık, hep aynı telaş, hep aynı mutsuzluk herkesin yüzünde.
Belki de değişmeyen tek şey, o durağın bize gençliğimizi hatırlatmasıdır. Zaman bizi başka yerlere savurdu ama Cevizlibağ hâlâ aynı yerde, aynı gürültüyle, aynı karmaşayla duruyor. Ve biz, ne kadar değişsek de, o durağı hatırladıkça içimizde bir yer hep genç kalıyor.
Ne güzel demişsiniz..
O durağı hatırladıkça içimizde bir yer hep genç kalıyor..
Keşke o yaşların kıymetini bilseydik. O yaşlarda metrobüs duraklarında geçirdiğimiz onca vaktin değerini bilseydik, yine bekler miydik boş metrobüsleri? Kendi adıma söyleyeyim, ben beklerdim. O yarım saatlik zaman zarfında sizinle derin sohbetler edişimizi, birbirimize şiirler okuyuşumuzu asla unutamam ve onları hiçbir şeye değişmem.
Elbet bir gün bir kez daha sizinle o durakta buluşacağız. Belki o gün tekrar eski günlerdeki gibi derin bir sohbet saracak bizi. Arkamızdan bağıran insanları duymayacağız. Elbet bir gün sevgili dostum...
Esenlikler
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta