deste deste düşer toprağa
nazenin çiçekler
deste deste kana bulanır
nazenin çiçekler
Filistin`de çocuklar
ve bebekler
evvel zaman içinde
kalbur saman içinde
develer tellal iken
pireler berber iken
henüz lügatimizde
“salon” ve “antre” yokken
-büyükşehirlerde
hızlı akar kaldırımlar
çevredeki yüksek tepeleri seyrediyorsun
ve kayalıkları
bulutlara dalıyorsun
sık sık
kirli denizin temiz sahilinde
muhasebe yapan insanoğlu
bir eli yerde olmak bir eli gökte
ve azgın dalgalara bırakıp bırakmamak kendini
ellerin koltukta gezinircesine
yükselirken sigarandan duman
tok sesinle konuşurcasına
her adımda bir halin
henüz hatıran çok canlı
Binlercesi doğrulup yerlerinden kalksın
Binlerce el binlerce iri mumlar yaksın
Aydınlansın gökyüzü dönsün gece gündüze
Kurulsun binlerce çadır bir geniş düze
sana balkonumdan seslenmeseydim eğer
balıkların nasıl konuştuğunu bilemiyecektin
ocaklardan doğruluk tüterdi
doyururdu sofralar bir dilim kuru ekmekle de
Piri Reis`ler dünya haritası çizerdi
uçaksız uydusuz
ilim adına kara örtülerle örtülen geçmiş
ve bir üfürükle sallanan çağdaş kuleler
tutunup saçlarından şafağın
süzülerek iner bir garip musiki
her nağmesi elemli
dağların ardında yitik aydınlık
yol bulup düşemez
orta yere
tutunup saçlarından şafağın
süzülerek iner bir garip musiki
her nağmesi elemli
dağların ardında yitik aydınlık
yol bulup düşemez
orta yere




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!