bıktım
hayal kurmaktan
olmazlara sevdalanmaktan
öğrenmekten
okumaktan
yazmaktan
denge oyunu oynanan
iki tarafın da korktuğu bir oyun
halkla halk düşmanları arasında oynanan
varsıllarla yoksulların oyunu bu
yoksulların yanlış safta oynadığı bir oyun
yoksa dengede olur muydu bu oyun
yüksekten bakıyoruz sürüye
kalabalıklar ve küçücükler
bulanık suda sülük alayı
alçaktan bakıyor bize sürü
mecburen başını kaldırarak
bir yıldız kadar yalnızız
beni seversen deli bir rüzgar çıkar
dinmez içimde fırtınalar
boşalır bulutlarım,kabarır denizim
kaybolurum,boğulurum,ölürüm
sen beni seversen eğer
rüzgar çıkar
sen gelsen
çocukluğumda ki bilyelerim gibi,cebime koysam seni
ellerim cebimde,sen elimin içinde
öyle sıcacık dursan
hiç çıkarmasam....
öyle bir yerine geldim ki yolun
yol yolu kapattı
aşk dedi aşk
bundan sonrası aşıkların yolu
yolcu yola
yol yolcuya
barışı bekliyorum
zaten ben hep barışı beklerim
doğdum doğalı bu topraklarda barışı beklerim ben
anamla babam da çok beklemişti
anam taşlarda bizle bekledi dediydi diye kalmış aklımda
biz hep barışı bekledik
aslında geçip gidecektim ben
sen bana öyle bakmasan
aslında susacaktım
sen konuşmasan
aslında ben,sana aşık olmayacaktım
ruhum beni kandırmasa
bir ceset dolaşıyor bu kentte
kalabalıkların içinde,sessiz,korkak ve rezil
utançla bakıyorum konuşan her şeye
ağaçlara,kuşlara,yağmura ve geceye
her şeyin sesi var,her şey konuşuyor yerince
bir ben konuşmuyorum
mescidine girer
diz kırardın ey felek
yatar önünde ağlardım
denizleri kabartırdı yaşlarım
çocuklar ağlamasa
kul ağzında sözlerin,alev olup yakmasa
Yüreğini düşüncelerini İnsanlığa adamış yaşadığı zaman dilimine duyarlı.. nadir bir kişilik...
Arkadaşımı yürekten kutluyor...başarılarının devamını diliyorum...