Sonra köye bir çerçi gelir. Kadınlar olmayan erkeklere süslenmek için kumaş seçerler, simli, allı morlu kumaşlar. Çerçi okur yazar kadınlar değil. Bu hikaye okununca gözyaşları da yazılır. Çerçinin silahı yoktur, köpeği vardır. Atını herşeyden çok seven çerçi ipekten sözlerle kırbaçlar kadınlarını. Köylüler çerçiden aldıkları çaydan ikram ederler çerçiye, çerçi onlara diğer köylerden hisseler anlatır. Sonraki köyde kendine bir yatak atına ve köpeğine barınak endişesi hergün çerçiye kalır. Biz hergün çerçiyle borçluyuz. Çerçi hergün bir borçluya misafir. Çok mu çerçi? Düdük demediniz? Henüz bir taşın hizasına durup yazmaya başlamadık. İnanmaya devam ederseniz size de birkaç sahne yazabilirim.
Tüyden hafif olurum böyle sabahlar
Karşı damda bir güneş parçası,
İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
Bağıra çağıra düşerim yollara;
Döner döner durur başım havalarda.
Devamını Oku
Karşı damda bir güneş parçası,
İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
Bağıra çağıra düşerim yollara;
Döner döner durur başım havalarda.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta