Uzundu gece hemde herzamankinden daha uzun ve kara,
Tuzlu kirpiklerinin arkasına saklanmış masum gözleri vardı.
Hep deliliğe vuran hırçın dalgaların arasında sıkışıp kalan paslı parmaklıklar kadar yalnızdı aslında.
Bense yüzük parmağında altın bir alyansla parmak ucuna sadece dokunabilen bir ziyeretçi, kaçmak istesem kale surlarına çarpar geri dönerdim çaresizce ne ölebilir ne gelebilirdim sesine.
Şiir gibi bakan gözlerine bakar bir damla kan akıtır ve yazardım savaş mağduru surlarına iki sözcükle kısa bir cümlede anlatırdım seni: tutsağım, uzağım...
Bir damla gözyaşında boğulurdu tüm hayallerim ve katran karası bir zindan beklerdi beni.
Gözünün yaşını silemediğim, özlemler biriktirdim beyaz tenine
ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam
Devamını Oku
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta