Solmasın bu çiçek diyen olmadı
Herşey bitti sonra ruhuna geldi
Önce kara bir kömür lekesi
Ardından bir kuyu ve çamur lekesi
Solmaz aşkın güneşi
Varmı benim sevdiğimin eşi
Derbeder oldum ben onun için
Sizdeki bu ne biçim bir seçim
Sevdiğimin yanakları al kırmızı
Felek usandırdı bizi
Seyret bakalım bu ne biçim bir dizi
Her gün anamı ağlattı
Başıma kara çarşaf bağlattı
Zamansız geldi yanıma
Ona buna değil kendine bak
Adam seçme değil içindeki ateşi yak
Düzen bozma değil birliğe bak
Birler yan yana gelirse kuvvet olur.
İçindeki kor bırak alev alsın
Ne zamandır kavuşma zamanı
Kaldırmaz kalbim bu hazanı
Nerelerdesin Ya Rab?
Oldu Kabe bana bir mihrab
Önce alçaldım aradım seni
Gönül koyma dediler
Herkezi insan belleme dediler
Ben dedim bildiğimi yaparım
Ümit varım herşeyden ümit varım
Birgün gelir kardeşlik yeşerir
Zaman ikindi vakti
Ömür artık ağırlaşıyor
Kırlar düşmeye başladı başına
Ayaklarında sarılmış zincirler
Zaman ikindi vakti
Kırmızı bir elma sebep bize
Dizilmiş insanlar diz dize
Hikayenin başı budur işte
Yalan var ya yalan her işte
Bu diyarda koşuşma var
Kelepçe, pranga vız gelir
Kalp kilitlenir ve ah alınır
Geçmez zamanlar o zaman
O zaman nedir elde kalan
Kaybetmişsindir kendini
Aranır durursun cengizi
Musalla taşına koysalar beni
Namazımı kılıp gömseler beni
Ölümden korkup ürkeni
Saymasınlar adam diye
Düşmanı görüp kaçanı
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!