Çengelköy'de,
güneş yok.
ama,
tentenin altında oturuyoruz.
elde fırından yeni çıkmış,
bol susamlı simit.
yanında,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bir mahalle, bir mekan insana bir ruh kuşandırabiliyor..Orada akan zaman ırmağının öyle bir havası oluyor ki..
Ruh evi olarak kabul edebiliyor orayı..Varlık emniyet içinde oluyor orada..
demek istanbul sabahlarında simitler ağlar.
ağlatılır. sabah vakti o istanbulun o köyünde.
ve simit şiire sığınır. usulca.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta