Kalabalığın içinde bin yıllık hengame,
Eller dizlere gide gele ah vah ediyor.
Gözyaşları dökülmese de hiç kaleme,
Bu hüzün binbir şiire yetiyor.
Önü geniş arkası dar tahta bir at,
Götürür bir sevileni acı bir toprağa.
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.



