CEMRE-İ SÂNİYE
(Toprağa Düşen Ateş)
Üç kardeşti cemreler;
Biri havada ısıttı bulutların göğsünü,
Biri suda çözdü buz tutmuş duaları,
Üçüncüsü... Ah üçüncüsü!
O şimdi toprağa düşüyor,
Bir ateş ki kökleri arıyor karanlıkta.
Karların altında bekleyen tohuma
Can oluyor, dil oluyor, ses oluyor.
Toprak ananın bağrında
Bir ürperti, bir kıpırtı, bir diriliş.
Cemre düştü, cemre düştü!
Havadaki kuş bildi, sudaki balık bildi,
Şimdi topraktaki solucan bile bildi.
Ey toprak!
Sana düşen cemre
Sadece ateş değil,
Bin yıllık şiirin kâğıda dökülen ilk harfi,
Türkülerde gizli o ince sızı,
Yarin bahçede bıraktığı son iz.
Bir cemredir ki bu,
Ölü zannedilen her şeyi dirilten,
Çatlamış dudaklara ümit,
Kurumuş dallara bahar getiren.
Düş toprağıma cemre,
Düş ki çiğdemler açsın taşların arasından,
Düş ki bir çocuk gülsün kırlarda,
Düş ki yeniden başlasın hayat
Her cemre düştüğünde.
Ömer TURAL (DUYGULARIN ŞAİRİ. ) 5, 03, 2026
HAŞİYE:
Toprağa cemre düştüğünde, tıpkı insanın kalbine düşen ilk aşk gibidir. Soğuk ve katı ne varsa erir, kaskatı duran dallarda tomurcuklar patlar. Siz de bu mevsimde toprağınıza bir şeyler ekin; belki bir fesleğen, belki bir umut, belki de yazılmayı bekleyen bir şiir...
Kayıt Tarihi : 6.3.2026 04:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!