Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Heykel
Hangi iskelede kaldı bilmiyorum,
Oltasına martı konan gölgelerim.
Hatırladıkça,başım hafif öne eğilir
ayak izimin
tozunu bıraktığım kaldırımlarda
Yağmurun şakırdamasına aldanıp,
Alkışlandığımı hissettiğim günleri.
Eski bir geminin parçasıydı
heykeltraşların
yüzüme sürdüğü
traş bıçağı
Sakalım kesilirken kanar mı bilmem
Güvertesinde
Sevgilimin,yüzüme bıraktığı dudakları.
Islığı duyulur uzaktan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!