Horoz öter işimize giderdik,
Karasaban ile tarla sürerdik,
Buğday,mısır,fasulyeyi ekerdik,
Ne kadar güzeldir köyümde hayat.
Mayıs ayı,yaylalara çıkardık,
Yine bu gün efkarlıyım,gamlıyım,
Durmuyor yerinde,geçiyor yıllar.
Dertlerimin hangisine yanayım,
Ömür tükeniyor,geçiyor yıllar.
Gülmeyi unuttum artık ben çoktan,
Karlar eridi,dereler coştu,
Tabiat uyandı,çiçekler açtı,
Arı vızıldadı,kelebek uçtu,
Müjdeler olsun ilkbahar geldi.
Kuzular meleşti çayıra çıktı,
Batı bölgesinde nüfus çok arttı,
Böyle ne olacak halimiz bizim?
Doğuda köyümüz,tarla boş kaldı,
Böyle ne olacak halimiz bizim?
Sanayiye toplum özendirildi,
Pınarın başında bir güzel gördüm
Yüzüne bakınca gözüm kamaştı
Kırmızı yanakta gamzeler gördüm
Dizlerim tutuldu,dilim dolaştı.
Siyahtır saçları,selvidir boyu
Çalışkandırlar,durmak bilmezler
Köyümün hamarat şanlı kızları
Saygıda asla kusur etmezler
Köyümün hamarat,şanlı kızları.
Yaylada yayıktan çıkarır yağı
Yarimi bıraktım gurbet ellerde
İsmini anarım,her an dilimde
Böyle güzel yoktur dünya yüzünde
Bu gidişle halim yamandır benim.
Ayırdı felek nazlı gülümden
Bahar gelmiş,mor menekşe açılmış
Her tarafa çam kokusu yayılmış
Karların erimiş,dereler coşmuş
Ne kadar şirinsin canım Ardanuç.
Her mevsimin ayrı ayrı tat verir
Nasıl tarif etsem güzelim seni,
İzmir,İstanbul'a değer gözlerin,
Yediveren gülden almış rengini,
Beni sevdalara sokar gözlerin.
Salınıp gezmesi adam öldürür,
Düzeni bozuldu zalim dünyanın,
Eşekler cins atla yarışır oldu,
Servet bizim için olsun olmasın,
Haram ile helal karışır oldu.
Bir yanda zevkten tabak kıranlar,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!